Dijital Çağda Sosyoloji – Mehmet Büküm
₺0,00
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, insanlık tarihinin daha önce şahit olmadığı hızda ve derinlikte bir toplumsal dönüşüme sahne oluyor. Editörlüğünü Mehmet Büküm’ün üstlendiği Dijital Çağda Sosyoloji, bu süreci sadece teknolojik bir değişim olarak değil; varoluşumuzu, inançlarımızı, aile yapımızı ve toplumsal ilişkilerimizi yeniden tanımlayan büyük bir kırılma olarak ele alıyor. Kolektif bir akademik çabanın ürünü olan bu eser, dijitalleşmenin hayatımızın farklı katmanlarında bıraktığı izleri sürerek okuyucuya modern dünyayı anlamlandırma noktasında güçlü bir perspektif sunuyor.
Eser, dijitalleşmenin geleneksel dini ve toplumsal yapıları yok etmediği, aksine onları yeni diller ve meşruiyet zeminleri üzerinden dönüştürdüğü tezi üzerine kuruludur. Weber ve Bourdieu gibi kuramsal yaklaşımları; sekülerleşme, dijital gözetim ve hatta “manifest” ya da “melek sayıları” gibi postmodern inanç biçimleriyle harmanlayan çalışma, güncel saha bulgularıyla zenginleştirilmiştir. Dijital çağın belirsizlikleri ve imkânları arasında yön arayan akademisyenler, öğrenciler ve meraklı okurlar için bir yol haritası niteliği taşıyan bu kitap, sosyoloji literatürüne güncel ve kapsamlı bir bakış açısı kazandırıyor.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Ahilik ve Ahlak – Ramazan Adıbelli
📘 Ahilik ve Ahlak
Ramazan Adıbelli’nin kaleme aldığı bu eser, Anadolu’nun köklü esnaf teşkilatı olan Ahilik geleneğini ahlak boyutuyla ele alıyor. Ahilik kurumunun toplumsal düzen, dayanışma ve mesleki etik anlayışı üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde inceleniyor.
Geçmişten günümüze uzanan bu değerli miras, günümüz insanına yol gösterici olacak ahlaki ilkeler sunuyor. Hem tarih meraklılarına hem de etik kavramı üzerine düşünen herkese hitap eden bu e-kitap, Kimlik Yayınları web sitesinden ücretsiz indirilebilir.
Arap Dilinde Anlam Belirsizliği (Ahmet KAPLAN)
“Arap Dilinde Anlam Belirsizliği”, Arapçanın derin yapısında yer alan iltibas (anlam karışıklığı) olgusunu dilbilimsel, sözdizimsel ve sözlükbilgisel boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Kur’ân başta olmak üzere klasik metinlerde ortaya çıkan belirsizliklerin hem olumsuz (anlamı gölgeleyen, iletişimi zorlaştıran) hem de olumlu (yorumu çoğullaştıran, anlam üretimini zenginleştiren) yönlerini aynı teorik çerçevede inceleyen bu eser; dil, bağlam, karine, anlam ve yorum ilişkisini güçlü bir metodolojiyle analiz eder. Çalışma boyunca hem teknik dilbilimsel çözümlemeler hem de hermenötik ve felsefî tartışmalar iç içe sunularak Arap dilindeki belirsizlik yapısının nedenleri, türleri ve etkileri açıklıkla ortaya konur.
Bu kitap, kutsal metinlerin anlaşılmasında “bağlam” ve “kast”ın belirleyiciliğini merkeze alarak; dilsel olayların tarihselliğini, yorum süreçlerinin çeşitliliğini ve Arapçanın yapısal esnekliğini okuyucuya sistematik bir biçimde aktarır. Arap dili araştırmacıları, ilahiyat öğrencileri, klasik metinlerle çalışan akademisyenler ve dilbilime ilgi duyan herkes için güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser; belirsizliğin yalnızca bir problem değil, aynı zamanda anlam ufkunu genişleten bir imkân olduğunu gösteren özgün bir perspektif sunmaktadır.
Arap Dilinde Kod Kültürler Ve Anlamın İnşâsı – Eyüp AKŞİT
Eyup Akşit tarafından kaleme alınan Arap Dilinde Kod Kültürler ve Anlamın İnşası, kelimelerin sözlük anlamlarının çok ötesindeki derin kültürel hafızasına odaklanıyor. Eser, Arapça kelimeleri sadece dilbilimsel birer yapı taşı olarak değil; toplumun inançlarını, tarihsel tecrübelerini ve dünyaya bakışını barındıran canlı birer "kültürel arşiv" olarak ele alıyor. Dilin asırlar süren bir birikimle oluşturduğu tortuyu inceleyen çalışma, şiirlerden atasözlerine ve deyimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede, kelimelerin arkasına gizlenmiş anlam dünyasını ve "kültürel kodları" gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor.
Teorik zeminini V. N. Teliya’nın "kod kültürü" yaklaşımı ve Lakoff & Johnson’ın "kavramsal metafor" kuramı üzerine inşa eden kitap; klasik Arap sözlükleri, edebi metinler, ayetler ve hadislerle zenginleştirilmiş bir içerik sunuyor. İnsan, doğa ve metafizik alanlarına dair kültürel kodları mercek altına alan yazar, Arap zihninin evreni nasıl anlamlandırdığını "kültürdilbilimsel" bir perspektifle okuyucuya aktarıyor. Bu eser, Arap dili ve belagatı ile ilgilenenler kadar, dil ile kültür arasındaki kopmaz bağı keşfetmek isteyen araştırmacılar için de özgün bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanîf Şairler (Şiir ve Biyografi İncelemesi) – Dr. Sacid SALİH
Dr. Sacid Salih tarafından kaleme alınan Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanif Şairler, İslam öncesi Arap toplumunun karmaşık inanç haritasında "Hanif" kimliğiyle ayrışan şairleri mercek altına alıyor. Eser, putperestliğin ve kabile asabiyetinin hüküm sürdüğü Cahiliye devrinde, Hz. İbrahim’in tevhid inancını şiirlerinde ve yaşamlarında arayan, ancak literatürde genellikle gölgede kalmış (mağmûr) isimlerin izini sürüyor.
Şiir ve biyografi incelemesi (Dirâsetün fi'ş-Şiir ve's-Sîre) metodunu benimseyen çalışma, bu şairlerin edebi miraslarını ve hayat hikayelerini klasik kaynakların ışığında yeniden yorumluyor. Kitap, İslam’ın doğuşuna zemin hazırlayan manevi iklimi ve dönemin "fetret" dönemindeki hakikat arayışlarını anlamak isteyen ilahiyat araştırmacıları, tarihçiler ve Arap Dili ve Edebiyatı meraklıları için özgün ve kaynak niteliğinde bir başvuru eseri sunuyor.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
Şirk ve Müşrikler Prof. Dr. Murat SERDAR
Şirk ve Müşrikler
Prof. Dr. Murat Serdar’ın kaleme aldığı Şirk ve Müşrikler, İslam inancının merkezi olan "tevhid" ilkesinin karşısında duran en büyük tehlikeyi, yani şirki tüm boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir eserdir. Kitap, şirki yalnızca "Allah’a ortak koşmak" şeklindeki genel tanımıyla sınırlamayıp; ulühiyyet, rubübiyyet ve ubûdiyyet şirki gibi temel kategorileri derinlemesine analiz etmektedir. Şirk-i hafî (gizli şirk), şirk-i esbâb ve şirk-i taklit gibi kavramları detaylandırarak, inanan bir kalbin bu manevi hastalıklardan nasıl korunması gerektiğine dair ilmi ve itikadi bir rehberlik sunmaktadır.
Eser, teolojik tanımlamaların ötesine geçerek şirkin insanlık tarihi kadar eski olan serüvenine de ışık tutmaktadır. İlk insan topluluklarından başlayarak Hz. Nuh’tan Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar bütün peygamberlerin tevhid mücadelesini ve toplumların şirke düşme sebeplerini Kur’an kıssaları ekseninde incelemektedir. İnancın safiyetini korumak, küfür ve nifak gibi manevi sapmaların kökenini anlamak isteyen okurlar için hem tarihsel bir perspektif sunan hem de günümüze hitap eden önemli bir başvuru kaynağıdır.
Sözcüğün Dijitalleşmesi Dr. Emrah DUMAN
Dr. Emrah Duman’ın kaleme aldığı Sözcüğün Dijitalleşmesi, sözcüğün tarihsel serüvenini ve dijital kültür içerisindeki köklü dönüşümünü mercek altına alan kapsamlı bir çalışmadır. Eser, yazının ilk görsel ifadelerinden matbaaya, oradan da günümüzün çok katmanlı ve etkileşimli yeni medya düzenine uzanan evrimini inceler. Dijitalleşmeyle birlikte sözcüğün artık sadece "okunan" durağan bir yapı olmaktan çıkıp; görüntülenen, işitilen ve kullanıcı tarafından sürekli yeniden üretilen dinamik bir iletişim aracına dönüştüğünü vurgular.
Kitap, değişen okuma ve anlamlandırma pratiklerini; görsel, medya ve dijital okuryazarlık bağlamında derinlemesine analiz etmektedir. Gestalt kuramından nörofizyolojik yaklaşımlara kadar görsel algı teorilerini, yeni medya içeriklerini çözümlemede bir araç olarak kullanır. Dijital çağın iletişim kodlarını, algı dünyasını ve ekran kültürünü bütüncül bir bakış açısıyla kavramak isteyen araştırmacılar ve okurlar için ufuk açıcı bir başvuru kaynağıdır.
Suriye Hikâyeciliğinde Sembolik Anlatım Zekeriya Tâmir’in En-Numur Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir Özelinde (Dr. Ahmed ALİOĞLU)
Bu eser, modern Suriye hikâyeciliğinin en özgün isimlerinden biri olan Zekeriya Tâmir’in sembolik anlatımını derinlemesine inceleyen akademik bir çalışmadır. Yazar, Tâmir’in “En-Numûr Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir” adlı hikâyesini merkez alarak; Suriye toplumunun yaşadığı siyasal baskı, özgürlük mücadelesi, bireyin otorite karşısındaki konumu ve toplumsal çalkantıların edebiyata nasıl yansıdığını ayrıntılı bir çözümlemeyle ortaya koyar. Tâmir’in kısa ve çarpıcı cümlelerle kurduğu, zaman ve mekânı çoğu zaman belirsiz bırakarak evrensel sembollerle desteklediği anlatı dünyasının katmanları; hikâye çözümlemelerinde karakterler, olay örgüsü ve estetik tekniklerle birlikte ele alınır. Bu yönüyle eser, Arap edebiyatındaki sembolik söylemin hem tarihsel hem de düşünsel temellerini okura açıklayan değerli bir kaynaktır.
Kitap, sembolizmin Tâmir’in eserlerinde yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal baskılara karşı bir direniş dili olarak nasıl işlediğini de etkileyici örneklerle gösterir. Hikâyelerde yer alan karakterlerin temsili gücü yüksek figürler oluşu, kapalı mekânlar, belirsiz zamanlar ve güçlü ironi; yazarın mesajlarını sansüre takılmadan aktardığı bir edebî strateji olarak değerlendirilir. Bu çalışma; modern Arap hikâyeciliği, sembolik anlatım teknikleri ve Suriye’nin toplumsal yapısını anlamak isteyen araştırmacılar, öğrenciler ve edebiyat meraklıları için titizlikle hazırlanmış kapsamlı bir incelemedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.