Arap Dilinde Kod Kültürler Ve Anlamın İnşâsı – Eyüp AKŞİT
₺0,00
Eyup Akşit tarafından kaleme alınan Arap Dilinde Kod Kültürler ve Anlamın İnşası, kelimelerin sözlük anlamlarının çok ötesindeki derin kültürel hafızasına odaklanıyor. Eser, Arapça kelimeleri sadece dilbilimsel birer yapı taşı olarak değil; toplumun inançlarını, tarihsel tecrübelerini ve dünyaya bakışını barındıran canlı birer “kültürel arşiv” olarak ele alıyor. Dilin asırlar süren bir birikimle oluşturduğu tortuyu inceleyen çalışma, şiirlerden atasözlerine ve deyimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede, kelimelerin arkasına gizlenmiş anlam dünyasını ve “kültürel kodları” gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor.
Teorik zeminini V. N. Teliya’nın “kod kültürü” yaklaşımı ve Lakoff & Johnson’ın “kavramsal metafor” kuramı üzerine inşa eden kitap; klasik Arap sözlükleri, edebi metinler, ayetler ve hadislerle zenginleştirilmiş bir içerik sunuyor. İnsan, doğa ve metafizik alanlarına dair kültürel kodları mercek altına alan yazar, Arap zihninin evreni nasıl anlamlandırdığını “kültürdilbilimsel” bir perspektifle okuyucuya aktarıyor. Bu eser, Arap dili ve belagatı ile ilgilenenler kadar, dil ile kültür arasındaki kopmaz bağı keşfetmek isteyen araştırmacılar için de özgün bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Dijital Çağda Sosyoloji – Mehmet Büküm
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, insanlık tarihinin daha önce şahit olmadığı hızda ve derinlikte bir toplumsal dönüşüme sahne oluyor. Editörlüğünü Mehmet Büküm’ün üstlendiği Dijital Çağda Sosyoloji, bu süreci sadece teknolojik bir değişim olarak değil; varoluşumuzu, inançlarımızı, aile yapımızı ve toplumsal ilişkilerimizi yeniden tanımlayan büyük bir kırılma olarak ele alıyor. Kolektif bir akademik çabanın ürünü olan bu eser, dijitalleşmenin hayatımızın farklı katmanlarında bıraktığı izleri sürerek okuyucuya modern dünyayı anlamlandırma noktasında güçlü bir perspektif sunuyor.
Eser, dijitalleşmenin geleneksel dini ve toplumsal yapıları yok etmediği, aksine onları yeni diller ve meşruiyet zeminleri üzerinden dönüştürdüğü tezi üzerine kuruludur. Weber ve Bourdieu gibi kuramsal yaklaşımları; sekülerleşme, dijital gözetim ve hatta "manifest" ya da "melek sayıları" gibi postmodern inanç biçimleriyle harmanlayan çalışma, güncel saha bulgularıyla zenginleştirilmiştir. Dijital çağın belirsizlikleri ve imkânları arasında yön arayan akademisyenler, öğrenciler ve meraklı okurlar için bir yol haritası niteliği taşıyan bu kitap, sosyoloji literatürüne güncel ve kapsamlı bir bakış açısı kazandırıyor.
Gelenekten Dijitale Türk Kültüründe Aile (Editörler: Maral TÖRE – Oğuz DUMAN)
“Gelenekten Dijitale Türk Kültüründe Aile”, Türk toplumunun en köklü kurumu olan ailenin tarihsel yolculuğunu geniş bir perspektifle ele alan, disiplinler arası bir başvuru eseridir. Bozkır yaşamının şekillendirdiği geleneksel aile yapısından modern şehir hayatına ve oradan dijital çağın ilişkilerine uzanan dönüşüm, alanında uzman yazarların katkılarıyla derinlikli ve anlaşılır bir dille inceleniyor. Okur, Türk kültüründe ailenin toplumsal dayanışmadan kimlik inşasına kadar uzanan çok yönlü işlevlerini hem tarihsel kaynaklar hem de güncel çalışmalar ışığında keşfetme imkânı buluyor.
Editörlüğünü Maral Töre ve Oğuz Duman’ın üstlendiği bu çalışma, kültürel sürekliliğin hangi unsurlarla korunduğunu ve hangi alanlarda değişimin kaçınılmaz olduğunu karşılaştırmalı bir çerçevede değerlendiriyor. Geleneksel değerlerin dijital kültürle temas ettiği yeni aile modelleri, ebeveynlik rolleri, kuşaklar arası iletişim ve toplumsal dönüşüm gibi konular sade bir üslupla analiz ediliyor. Hem akademik çalışma arayanlara hem de kültürel yapıyı anlamak isteyen genel okuyucuya hitap eden bu eser, Türk ailesinin dününü, bugününü ve yarınını bütüncül bir bakış açısıyla sunuyor.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
İbn Nüceym’in Fıkıhçılığı (Sefa Atik )
Irak Havzasında Teşekkül Eden – Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır) (Hasan AKCAN)
“Irak Havzasında Teşekkül Eden Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır)”, erken dönem İslam ilim geleneğinin şekillenmesinde kritik rol oynayan iki büyük merkez olan Basra ve Kûfe’nin tefsir anlayışlarını derinlemesine inceleyen özgün bir çalışmadır. Dr. Hasan Akcan’ın titizlikle hazırladığı bu eser, hicrî birinci asırdaki ilmî atmosferi, bölgesel farklılıkları ve bu ekollerin Kur’an’ı yorumlama yöntemlerini kaynaklara dayalı bir bakışla ele alır. Okur, tefsir ilminin temellerine inerek Basra’nın dil merkezli yaklaşımı ile Kûfe’nin rivayet odaklı çizgisi arasındaki zengin farklılıkları berrak bir dille keşfeder.
Eser aynı zamanda Prof. Dr. Mahmut Öztürk’ün editörlüğünde akademik bir sağlamlık kazanarak, hem araştırmacılar hem de ilahiyat alanına ilgi duyan okuyucular için değerli bir başvuru kaynağı hâline gelmiştir. Tarihsel bağlamı, metodolojik ayrıntıları ve ekoller arası ilişkiyi anlaşılır bir üslupla sunan kitap, tefsir geleneğinin ilk adımlarını anlamak isteyen herkese kapsamlı ve güvenilir bir perspektif sunuyor.
İşitme Engelliler Ortaokullarında Din Eğitimi (Arkın ÖZKAN)
“İşitme Engelliler Ortaokullarında Din Eğitimi”, işitme engelli öğrencilerin din öğretimi sürecinde karşılaştıkları ihtiyaçları, öğrenme engellerini ve pedagojik beklentileri derinlemesine inceleyen özgün bir araştırmadır. Eser, özel eğitim alanındaki güncel yaklaşımları temel alarak; işitme kaybının dini kavramları anlama, sembolleri yorumlama, soyut değerleri içselleştirme ve iletişimsel etkileşim üzerindeki etkilerini kapsamlı olarak ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, din eğitiminde erişilebilirlik, görsel destek, işaret dili temelli anlatım ve bireyselleştirilmiş öğretim yöntemlerinin önemini güçlü bir bilimsel çerçeveyle ortaya koymaktadır.
Kitap, alandaki öğretmenler, özel eğitim uzmanları ve araştırmacılar için hem teorik hem de uygulamaya dönük yol gösterici bir kaynak niteliği taşır. İşitme engelli öğrenciler için hazırlanan ders içerikleri, iletişim modelleri, sınıf içi uyarlamalar ve alternatif öğretim stratejileri; din eğitiminin kapsayıcı, anlaşılır ve etkili bir şekilde nasıl yürütülebileceğine dair somut öneriler sunmaktadır. Bu çalışma, özel gereksinimli bireylerin dini öğrenme süreçlerinin güçlendirilmesi ve eğitsel fırsat eşitliğinin sağlanması adına önemli bir katkı niteliğindedir.
Kelkit Çayı Vadisinde (Umurca-Koyulhisar Arası) Heyelan Riskinin Belirlenmesi – Mehmet Emin CİHANGİR
Bu kitap, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) etkisi altındaki Kelkit Çayı Vadisi'nin Umurca ile Koyulhisar arasında kalan bölümünü ve bu bölgenin heyelan duyarlılığını konu almaktadır. Yazar; bölgenin sarp yapısı, yüksek eğim özellikleri, keskin kayaç geçişleri ve iklimsel faktörlerin bir araya gelerek sahayı heyelanlara karşı nasıl hassas hale getirdiğini incelemektedir. Çalışmada, bu coğrafi faktörlerin heyelan gelişimini nasıl tetiklediği detaylandırılmaktadır.
Eserde, sahadaki heyelan kaynaklı tehlike ve riskler jeomorfolojik bir yaklaşımla analiz edilerek, mevcut durum bilimsel verilerle ortaya konulmaktadır. Türkiye ortalamasının üzerinde bir heyelan potansiyeline sahip olan Kelkit Vadisi'nin bu kesimi için hazırlanan çalışma, gelecekte yaşanabilecek olası kayıpların azaltılmasını ve risk yönetimi için gerekli önlemlerin belirlenmesini amaçlamaktadır.
Suriye Hikâyeciliğinde Sembolik Anlatım Zekeriya Tâmir’in En-Numur Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir Özelinde (Dr. Ahmed ALİOĞLU)
Bu eser, modern Suriye hikâyeciliğinin en özgün isimlerinden biri olan Zekeriya Tâmir’in sembolik anlatımını derinlemesine inceleyen akademik bir çalışmadır. Yazar, Tâmir’in “En-Numûr Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir” adlı hikâyesini merkez alarak; Suriye toplumunun yaşadığı siyasal baskı, özgürlük mücadelesi, bireyin otorite karşısındaki konumu ve toplumsal çalkantıların edebiyata nasıl yansıdığını ayrıntılı bir çözümlemeyle ortaya koyar. Tâmir’in kısa ve çarpıcı cümlelerle kurduğu, zaman ve mekânı çoğu zaman belirsiz bırakarak evrensel sembollerle desteklediği anlatı dünyasının katmanları; hikâye çözümlemelerinde karakterler, olay örgüsü ve estetik tekniklerle birlikte ele alınır. Bu yönüyle eser, Arap edebiyatındaki sembolik söylemin hem tarihsel hem de düşünsel temellerini okura açıklayan değerli bir kaynaktır.
Kitap, sembolizmin Tâmir’in eserlerinde yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal baskılara karşı bir direniş dili olarak nasıl işlediğini de etkileyici örneklerle gösterir. Hikâyelerde yer alan karakterlerin temsili gücü yüksek figürler oluşu, kapalı mekânlar, belirsiz zamanlar ve güçlü ironi; yazarın mesajlarını sansüre takılmadan aktardığı bir edebî strateji olarak değerlendirilir. Bu çalışma; modern Arap hikâyeciliği, sembolik anlatım teknikleri ve Suriye’nin toplumsal yapısını anlamak isteyen araştırmacılar, öğrenciler ve edebiyat meraklıları için titizlikle hazırlanmış kapsamlı bir incelemedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.