Sözcüğün Dijitalleşmesi Dr. Emrah DUMAN
₺0,00
Dr. Emrah Duman’ın kaleme aldığı Sözcüğün Dijitalleşmesi, sözcüğün tarihsel serüvenini ve dijital kültür içerisindeki köklü dönüşümünü mercek altına alan kapsamlı bir çalışmadır. Eser, yazının ilk görsel ifadelerinden matbaaya, oradan da günümüzün çok katmanlı ve etkileşimli yeni medya düzenine uzanan evrimini inceler. Dijitalleşmeyle birlikte sözcüğün artık sadece “okunan” durağan bir yapı olmaktan çıkıp; görüntülenen, işitilen ve kullanıcı tarafından sürekli yeniden üretilen dinamik bir iletişim aracına dönüştüğünü vurgular.
Kitap, değişen okuma ve anlamlandırma pratiklerini; görsel, medya ve dijital okuryazarlık bağlamında derinlemesine analiz etmektedir. Gestalt kuramından nörofizyolojik yaklaşımlara kadar görsel algı teorilerini, yeni medya içeriklerini çözümlemede bir araç olarak kullanır. Dijital çağın iletişim kodlarını, algı dünyasını ve ekran kültürünü bütüncül bir bakış açısıyla kavramak isteyen araştırmacılar ve okurlar için ufuk açıcı bir başvuru kaynağıdır.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Dijital Çağda Sosyoloji – Mehmet Büküm
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, insanlık tarihinin daha önce şahit olmadığı hızda ve derinlikte bir toplumsal dönüşüme sahne oluyor. Editörlüğünü Mehmet Büküm’ün üstlendiği Dijital Çağda Sosyoloji, bu süreci sadece teknolojik bir değişim olarak değil; varoluşumuzu, inançlarımızı, aile yapımızı ve toplumsal ilişkilerimizi yeniden tanımlayan büyük bir kırılma olarak ele alıyor. Kolektif bir akademik çabanın ürünü olan bu eser, dijitalleşmenin hayatımızın farklı katmanlarında bıraktığı izleri sürerek okuyucuya modern dünyayı anlamlandırma noktasında güçlü bir perspektif sunuyor.
Eser, dijitalleşmenin geleneksel dini ve toplumsal yapıları yok etmediği, aksine onları yeni diller ve meşruiyet zeminleri üzerinden dönüştürdüğü tezi üzerine kuruludur. Weber ve Bourdieu gibi kuramsal yaklaşımları; sekülerleşme, dijital gözetim ve hatta "manifest" ya da "melek sayıları" gibi postmodern inanç biçimleriyle harmanlayan çalışma, güncel saha bulgularıyla zenginleştirilmiştir. Dijital çağın belirsizlikleri ve imkânları arasında yön arayan akademisyenler, öğrenciler ve meraklı okurlar için bir yol haritası niteliği taşıyan bu kitap, sosyoloji literatürüne güncel ve kapsamlı bir bakış açısı kazandırıyor.
Dilde Kıyas (Başra ve Kûfe Orneği)
"İslamî ilimlerde merkezi bir konumu olan Arapça nahivde “kıyas”ın (asıl/makîsün aleyh, fer‘, illet ve hüküm) tanımı, tarihî serüveni ve türleri bu kitapta sistemli biçimde ele alınıyor. Eser, Sîbeveyhi ve Halîl b. Ahmed’den itibaren gramerin kurulmasında semâʿ ile birlikte kıyasın belirleyici rolünü ortaya koyarken; isti‘mâlî ve nahvî kıyasın kapsamını, illet–şebeh–tard gibi alt türleri ve yöntemin dayandığı klasik kaynakları derli toplu sunuyor. Amaç; Basra ve Kûfe dil ekollerinin neden farklı hükümlere vardığını, özellikle de “makîsun aleyh” seçimi ve illet tespitindeki yaklaşım farklarını tarihî ve metodik bağlamlarıyla görünür kılmak.
İkinci bölümde kıyasın somut gramer başlıklarına nasıl yansıdığı gösteriliyor: âmillerin belirlenmesi, cümlede takdîm–te’hîr, i‘râb; kelime türleri, mu‘rab–mebnî ayrımı, ma‘rife–nekre; bazı fiillerin gayr-i mutasarrıf oluşu ve munsarif/gayr-i munsarif meseleleri… Bulgular, her iki ekolde de kıyasın vazgeçilmez bir yöntem olduğunu; kimi yerlerde semâʿa hatta tercih edildiğini; Basralıların semâʿ konusunda daha titiz davranıp Kûfelilerin özellikle isti‘mâlî kıyası daha geniş kullandığını; buna karşılık nahvî kıyasın iki ekol için de ortak omurga oluşturduğunu ortaya koyuyor. Böylece eser, Basra–Kûfe ayrışmasının kalbinde kıyasın bulunduğunu gösteren derli toplu bir başvuru niteliği kazanıyor.
Gelenekten Dijitale Türk Kültüründe Aile (Editörler: Maral TÖRE – Oğuz DUMAN)
“Gelenekten Dijitale Türk Kültüründe Aile”, Türk toplumunun en köklü kurumu olan ailenin tarihsel yolculuğunu geniş bir perspektifle ele alan, disiplinler arası bir başvuru eseridir. Bozkır yaşamının şekillendirdiği geleneksel aile yapısından modern şehir hayatına ve oradan dijital çağın ilişkilerine uzanan dönüşüm, alanında uzman yazarların katkılarıyla derinlikli ve anlaşılır bir dille inceleniyor. Okur, Türk kültüründe ailenin toplumsal dayanışmadan kimlik inşasına kadar uzanan çok yönlü işlevlerini hem tarihsel kaynaklar hem de güncel çalışmalar ışığında keşfetme imkânı buluyor.
Editörlüğünü Maral Töre ve Oğuz Duman’ın üstlendiği bu çalışma, kültürel sürekliliğin hangi unsurlarla korunduğunu ve hangi alanlarda değişimin kaçınılmaz olduğunu karşılaştırmalı bir çerçevede değerlendiriyor. Geleneksel değerlerin dijital kültürle temas ettiği yeni aile modelleri, ebeveynlik rolleri, kuşaklar arası iletişim ve toplumsal dönüşüm gibi konular sade bir üslupla analiz ediliyor. Hem akademik çalışma arayanlara hem de kültürel yapıyı anlamak isteyen genel okuyucuya hitap eden bu eser, Türk ailesinin dününü, bugününü ve yarınını bütüncül bir bakış açısıyla sunuyor.
Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri (KELAM)
📙 Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri (Kelam)
Prof. Dr. Hamide Ulupınar editörlüğünde hazırlanan bu eser, İslam düşünce geleneğinin temel disiplinlerinden biri olan Kelam ilmini güncel meseleler ekseninde ele alıyor. Modern çağda ortaya çıkan yeni inanç ve düşünce sorunlarına, Kelam’ın klasik metotlarıyla nasıl cevap verilebileceğine dair kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.
İnanç esasları, dini şüpheler ve akide tartışmalarına akademik bir bakış açısı kazandıran bu kitap, hem öğrenciler hem de İslam kelamına ilgi duyan tüm okuyucular için değerli bir başvuru kaynağıdır. E-kitap formatında Kimlik Yayınları web sitesinden ücretsiz olarak temin edilebilir.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
Kalpten Kaleme Maarif Öyküler – Türkiye Yüzyılı | Levent Abbasoğlu
Levent Abbasoğlu’nun kaleme aldığı bu eser, Türkiye Yüzyılı vizyonunu maarif (eğitim) dünyasından öykülerle anlatıyor. Eğitimcilerin, öğrencilerin ve hikâyeseverlerin keyifle okuyacağı bu derleme, gönülden kaleme yansıyan ilham verici hikâyeler sunuyor.
E-kitap formatında yayınevimizin web sitesinden ücretsiz indirilebilir!
Kelkit Çayı Vadisinde (Umurca-Koyulhisar Arası) Heyelan Riskinin Belirlenmesi – Mehmet Emin CİHANGİR
Bu kitap, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) etkisi altındaki Kelkit Çayı Vadisi'nin Umurca ile Koyulhisar arasında kalan bölümünü ve bu bölgenin heyelan duyarlılığını konu almaktadır. Yazar; bölgenin sarp yapısı, yüksek eğim özellikleri, keskin kayaç geçişleri ve iklimsel faktörlerin bir araya gelerek sahayı heyelanlara karşı nasıl hassas hale getirdiğini incelemektedir. Çalışmada, bu coğrafi faktörlerin heyelan gelişimini nasıl tetiklediği detaylandırılmaktadır.
Eserde, sahadaki heyelan kaynaklı tehlike ve riskler jeomorfolojik bir yaklaşımla analiz edilerek, mevcut durum bilimsel verilerle ortaya konulmaktadır. Türkiye ortalamasının üzerinde bir heyelan potansiyeline sahip olan Kelkit Vadisi'nin bu kesimi için hazırlanan çalışma, gelecekte yaşanabilecek olası kayıpların azaltılmasını ve risk yönetimi için gerekli önlemlerin belirlenmesini amaçlamaktadır.
Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şafiî (ö. 13341916) Tahkik ve Çeviri Dr. Hasan AKCAN
“et-Tuhfetü’l-Marziyye Fetvâ fî Cevâzi Tefsîri’l-Kur’ân bi’l-A‘cemiyye”, Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şâfiî’nin, Kur’an’ın Arapça dışındaki dillere tefsir edilip edilemeyeceğine dair kaleme aldığı nadide bir risaledir. Dr. Hasan Akcan’ın titiz tahkik ve çevirisiyle yeniden ilim dünyasına kazandırılan bu eser, tercüme–tefsir ayrımını Şâfiî geleneği çerçevesinde berrak bir şekilde ortaya koyarak, Kur’an’ın lafzının kutsiyeti ile manasının evrenselliği arasında kurulan dengeyi güçlü delillerle temellendirir. Risalenin özellikle Arapça bilmeyen Müslümanlara doğru bir dinî yaklaşım sunmak üzere yazılmış olması, eseri hem ilmî hem de pratik bir kaynak hâline getirmektedir.
Bu çalışma, yalnızca metnin tahkikini sunmakla kalmaz; aynı zamanda müellifin ilmî çevresi, eserin tarihsel bağlamı ve dönemin önde gelen âlimlerinin takrizleriyle zenginleştirilmiş bir perspektif sunar. Harekeli Arapça metin, açıklayıcı dipnotlar ve aslına sadık çeviri sayesinde eser, hem araştırmacılar hem de ilahiyat öğrencileri için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliğine kavuşmuştur. Kur’an’ın farklı dillere aktarımı konusunda klasik geleneğin ölçülerini anlamak isteyen herkes için bu risale, hem metodolojik bir rehber hem de tarihî bir köprü niteliğindedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.