Klasik Dönem Metafizik İlmine Giriş
₺0,00
📕 Klasik Dönem Metafizik İlmine Giriş
Yasin Bostan tarafından kaleme alınan bu eser, İslam düşünce geleneğinde metafiziğin temel kavramlarını ve tartışmalarını ele alıyor. Klasik döneme ait metinler ışığında metafizik ilminin gelişimini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı bir başlangıç sunuyor.
Mantık, varlık ve bilgi anlayışı gibi temel meseleler, sade bir üslupla işlenerek hem öğrenciler hem de felsefe meraklıları için anlaşılır hale getiriliyor. Bu e-kitap, metafizik düşüncenin kökenlerine inmek isteyen herkes için değerli bir kaynak niteliğindedir.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanîf Şairler (Şiir ve Biyografi İncelemesi) – Dr. Sacid SALİH
Dr. Sacid Salih tarafından kaleme alınan Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanif Şairler, İslam öncesi Arap toplumunun karmaşık inanç haritasında "Hanif" kimliğiyle ayrışan şairleri mercek altına alıyor. Eser, putperestliğin ve kabile asabiyetinin hüküm sürdüğü Cahiliye devrinde, Hz. İbrahim’in tevhid inancını şiirlerinde ve yaşamlarında arayan, ancak literatürde genellikle gölgede kalmış (mağmûr) isimlerin izini sürüyor.
Şiir ve biyografi incelemesi (Dirâsetün fi'ş-Şiir ve's-Sîre) metodunu benimseyen çalışma, bu şairlerin edebi miraslarını ve hayat hikayelerini klasik kaynakların ışığında yeniden yorumluyor. Kitap, İslam’ın doğuşuna zemin hazırlayan manevi iklimi ve dönemin "fetret" dönemindeki hakikat arayışlarını anlamak isteyen ilahiyat araştırmacıları, tarihçiler ve Arap Dili ve Edebiyatı meraklıları için özgün ve kaynak niteliğinde bir başvuru eseri sunuyor.
Dilde Kıyas (Başra ve Kûfe Orneği)
"İslamî ilimlerde merkezi bir konumu olan Arapça nahivde “kıyas”ın (asıl/makîsün aleyh, fer‘, illet ve hüküm) tanımı, tarihî serüveni ve türleri bu kitapta sistemli biçimde ele alınıyor. Eser, Sîbeveyhi ve Halîl b. Ahmed’den itibaren gramerin kurulmasında semâʿ ile birlikte kıyasın belirleyici rolünü ortaya koyarken; isti‘mâlî ve nahvî kıyasın kapsamını, illet–şebeh–tard gibi alt türleri ve yöntemin dayandığı klasik kaynakları derli toplu sunuyor. Amaç; Basra ve Kûfe dil ekollerinin neden farklı hükümlere vardığını, özellikle de “makîsun aleyh” seçimi ve illet tespitindeki yaklaşım farklarını tarihî ve metodik bağlamlarıyla görünür kılmak.
İkinci bölümde kıyasın somut gramer başlıklarına nasıl yansıdığı gösteriliyor: âmillerin belirlenmesi, cümlede takdîm–te’hîr, i‘râb; kelime türleri, mu‘rab–mebnî ayrımı, ma‘rife–nekre; bazı fiillerin gayr-i mutasarrıf oluşu ve munsarif/gayr-i munsarif meseleleri… Bulgular, her iki ekolde de kıyasın vazgeçilmez bir yöntem olduğunu; kimi yerlerde semâʿa hatta tercih edildiğini; Basralıların semâʿ konusunda daha titiz davranıp Kûfelilerin özellikle isti‘mâlî kıyası daha geniş kullandığını; buna karşılık nahvî kıyasın iki ekol için de ortak omurga oluşturduğunu ortaya koyuyor. Böylece eser, Basra–Kûfe ayrışmasının kalbinde kıyasın bulunduğunu gösteren derli toplu bir başvuru niteliği kazanıyor.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
Irak Havzasında Teşekkül Eden – Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır) (Hasan AKCAN)
“Irak Havzasında Teşekkül Eden Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır)”, erken dönem İslam ilim geleneğinin şekillenmesinde kritik rol oynayan iki büyük merkez olan Basra ve Kûfe’nin tefsir anlayışlarını derinlemesine inceleyen özgün bir çalışmadır. Dr. Hasan Akcan’ın titizlikle hazırladığı bu eser, hicrî birinci asırdaki ilmî atmosferi, bölgesel farklılıkları ve bu ekollerin Kur’an’ı yorumlama yöntemlerini kaynaklara dayalı bir bakışla ele alır. Okur, tefsir ilminin temellerine inerek Basra’nın dil merkezli yaklaşımı ile Kûfe’nin rivayet odaklı çizgisi arasındaki zengin farklılıkları berrak bir dille keşfeder.
Eser aynı zamanda Prof. Dr. Mahmut Öztürk’ün editörlüğünde akademik bir sağlamlık kazanarak, hem araştırmacılar hem de ilahiyat alanına ilgi duyan okuyucular için değerli bir başvuru kaynağı hâline gelmiştir. Tarihsel bağlamı, metodolojik ayrıntıları ve ekoller arası ilişkiyi anlaşılır bir üslupla sunan kitap, tefsir geleneğinin ilk adımlarını anlamak isteyen herkese kapsamlı ve güvenilir bir perspektif sunuyor.
İşitme Engelliler Ortaokullarında Din Eğitimi (Arkın ÖZKAN)
“İşitme Engelliler Ortaokullarında Din Eğitimi”, işitme engelli öğrencilerin din öğretimi sürecinde karşılaştıkları ihtiyaçları, öğrenme engellerini ve pedagojik beklentileri derinlemesine inceleyen özgün bir araştırmadır. Eser, özel eğitim alanındaki güncel yaklaşımları temel alarak; işitme kaybının dini kavramları anlama, sembolleri yorumlama, soyut değerleri içselleştirme ve iletişimsel etkileşim üzerindeki etkilerini kapsamlı olarak ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, din eğitiminde erişilebilirlik, görsel destek, işaret dili temelli anlatım ve bireyselleştirilmiş öğretim yöntemlerinin önemini güçlü bir bilimsel çerçeveyle ortaya koymaktadır.
Kitap, alandaki öğretmenler, özel eğitim uzmanları ve araştırmacılar için hem teorik hem de uygulamaya dönük yol gösterici bir kaynak niteliği taşır. İşitme engelli öğrenciler için hazırlanan ders içerikleri, iletişim modelleri, sınıf içi uyarlamalar ve alternatif öğretim stratejileri; din eğitiminin kapsayıcı, anlaşılır ve etkili bir şekilde nasıl yürütülebileceğine dair somut öneriler sunmaktadır. Bu çalışma, özel gereksinimli bireylerin dini öğrenme süreçlerinin güçlendirilmesi ve eğitsel fırsat eşitliğinin sağlanması adına önemli bir katkı niteliğindedir.
Kelkit Çayı Vadisinde (Umurca-Koyulhisar Arası) Heyelan Riskinin Belirlenmesi – Mehmet Emin CİHANGİR
Bu kitap, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) etkisi altındaki Kelkit Çayı Vadisi'nin Umurca ile Koyulhisar arasında kalan bölümünü ve bu bölgenin heyelan duyarlılığını konu almaktadır. Yazar; bölgenin sarp yapısı, yüksek eğim özellikleri, keskin kayaç geçişleri ve iklimsel faktörlerin bir araya gelerek sahayı heyelanlara karşı nasıl hassas hale getirdiğini incelemektedir. Çalışmada, bu coğrafi faktörlerin heyelan gelişimini nasıl tetiklediği detaylandırılmaktadır.
Eserde, sahadaki heyelan kaynaklı tehlike ve riskler jeomorfolojik bir yaklaşımla analiz edilerek, mevcut durum bilimsel verilerle ortaya konulmaktadır. Türkiye ortalamasının üzerinde bir heyelan potansiyeline sahip olan Kelkit Vadisi'nin bu kesimi için hazırlanan çalışma, gelecekte yaşanabilecek olası kayıpların azaltılmasını ve risk yönetimi için gerekli önlemlerin belirlenmesini amaçlamaktadır.
Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şafiî (ö. 13341916) Tahkik ve Çeviri Dr. Hasan AKCAN
“et-Tuhfetü’l-Marziyye Fetvâ fî Cevâzi Tefsîri’l-Kur’ân bi’l-A‘cemiyye”, Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şâfiî’nin, Kur’an’ın Arapça dışındaki dillere tefsir edilip edilemeyeceğine dair kaleme aldığı nadide bir risaledir. Dr. Hasan Akcan’ın titiz tahkik ve çevirisiyle yeniden ilim dünyasına kazandırılan bu eser, tercüme–tefsir ayrımını Şâfiî geleneği çerçevesinde berrak bir şekilde ortaya koyarak, Kur’an’ın lafzının kutsiyeti ile manasının evrenselliği arasında kurulan dengeyi güçlü delillerle temellendirir. Risalenin özellikle Arapça bilmeyen Müslümanlara doğru bir dinî yaklaşım sunmak üzere yazılmış olması, eseri hem ilmî hem de pratik bir kaynak hâline getirmektedir.
Bu çalışma, yalnızca metnin tahkikini sunmakla kalmaz; aynı zamanda müellifin ilmî çevresi, eserin tarihsel bağlamı ve dönemin önde gelen âlimlerinin takrizleriyle zenginleştirilmiş bir perspektif sunar. Harekeli Arapça metin, açıklayıcı dipnotlar ve aslına sadık çeviri sayesinde eser, hem araştırmacılar hem de ilahiyat öğrencileri için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliğine kavuşmuştur. Kur’an’ın farklı dillere aktarımı konusunda klasik geleneğin ölçülerini anlamak isteyen herkes için bu risale, hem metodolojik bir rehber hem de tarihî bir köprü niteliğindedir.
Suriye Hikâyeciliğinde Sembolik Anlatım Zekeriya Tâmir’in En-Numur Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir Özelinde (Dr. Ahmed ALİOĞLU)
Bu eser, modern Suriye hikâyeciliğinin en özgün isimlerinden biri olan Zekeriya Tâmir’in sembolik anlatımını derinlemesine inceleyen akademik bir çalışmadır. Yazar, Tâmir’in “En-Numûr Fi’l-Yevmi’l-‘Âşir” adlı hikâyesini merkez alarak; Suriye toplumunun yaşadığı siyasal baskı, özgürlük mücadelesi, bireyin otorite karşısındaki konumu ve toplumsal çalkantıların edebiyata nasıl yansıdığını ayrıntılı bir çözümlemeyle ortaya koyar. Tâmir’in kısa ve çarpıcı cümlelerle kurduğu, zaman ve mekânı çoğu zaman belirsiz bırakarak evrensel sembollerle desteklediği anlatı dünyasının katmanları; hikâye çözümlemelerinde karakterler, olay örgüsü ve estetik tekniklerle birlikte ele alınır. Bu yönüyle eser, Arap edebiyatındaki sembolik söylemin hem tarihsel hem de düşünsel temellerini okura açıklayan değerli bir kaynaktır.
Kitap, sembolizmin Tâmir’in eserlerinde yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal baskılara karşı bir direniş dili olarak nasıl işlediğini de etkileyici örneklerle gösterir. Hikâyelerde yer alan karakterlerin temsili gücü yüksek figürler oluşu, kapalı mekânlar, belirsiz zamanlar ve güçlü ironi; yazarın mesajlarını sansüre takılmadan aktardığı bir edebî strateji olarak değerlendirilir. Bu çalışma; modern Arap hikâyeciliği, sembolik anlatım teknikleri ve Suriye’nin toplumsal yapısını anlamak isteyen araştırmacılar, öğrenciler ve edebiyat meraklıları için titizlikle hazırlanmış kapsamlı bir incelemedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.