İslâm Ceza Muhakemesinde İspat Vâsıtaları ve Modern Hukuktaki Karşılıkları | Dr. Muhammed Emin AK
₺0,00
İslâm Ceza Muhakemesinde İspat Vâsıtaları ve Modern Hukuktaki Karşılıkları
Dr. Muhammed Emin AK tarafından kaleme alınan bu kapsamlı eser, İslâm hukukunun köklü geçmişi ile modern hukuk sisteminin güncel dinamiklerini “ispat” kavramı üzerinden bir araya getiriyor. Kitap, klasik fıkıh literatüründeki şahitlik, ikrar, yemin ve karîne gibi ispat vâsıtalarını Hanefî mezhebi ekseninde derinlemesine incelerken; bu yöntemlerin günümüz ceza muhakemesi hukukundaki yerini ve geçirdiği bilimsel-teknolojik değişimi mercek altına alıyor.
Çalışmanın merkezinde, tıp ve kriminalistik gibi alanlardaki teknolojik ilerlemelerin hukuk sahasına yansımaları yer almaktadır. Yazar, klasik dönemde birincil delil kabul edilen şahitlik ve yemin gibi unsurların günümüzdeki ispat değerini tartışmaya açarak; DNA analizi, parmak izi ve adlî tıp verileri gibi modern “belirti”lerin (karîne) artık çok daha güvenilir ve objektif birer ispat vâsıtasına dönüştüğünü ortaya koymaktadır.
Özellikle İslâm hukukunun temel makâsıdına (amaçlarına) riayet ederek adaleti tesis etmenin yollarını arayan bu kitap, hukukçular, akademisyenler ve İslâm hukuku meraklıları için vazgeçilmez bir rehber niteliğindedir. Hem teorik hem de pratik bir bakış açısı sunan eser, değişen dünya şartlarında “hakikati tespit etme” sürecinin nasıl evrildiğini anlamak isteyen okuyuculara bilimsel bir perspektif sunuyor.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanîf Şairler (Şiir ve Biyografi İncelemesi) – Dr. Sacid SALİH
Dr. Sacid Salih tarafından kaleme alınan Cahiliye Döneminde Az Tanınan Hanif Şairler, İslam öncesi Arap toplumunun karmaşık inanç haritasında "Hanif" kimliğiyle ayrışan şairleri mercek altına alıyor. Eser, putperestliğin ve kabile asabiyetinin hüküm sürdüğü Cahiliye devrinde, Hz. İbrahim’in tevhid inancını şiirlerinde ve yaşamlarında arayan, ancak literatürde genellikle gölgede kalmış (mağmûr) isimlerin izini sürüyor.
Şiir ve biyografi incelemesi (Dirâsetün fi'ş-Şiir ve's-Sîre) metodunu benimseyen çalışma, bu şairlerin edebi miraslarını ve hayat hikayelerini klasik kaynakların ışığında yeniden yorumluyor. Kitap, İslam’ın doğuşuna zemin hazırlayan manevi iklimi ve dönemin "fetret" dönemindeki hakikat arayışlarını anlamak isteyen ilahiyat araştırmacıları, tarihçiler ve Arap Dili ve Edebiyatı meraklıları için özgün ve kaynak niteliğinde bir başvuru eseri sunuyor.
Congress Proceedıngs Book
📙 2nd International Media, Digital Culture and Religion Congress – Kongre Özet Kitabı
17-18 Mayıs 2025 tarihlerinde düzenlenen bu uluslararası kongre, medya, dijital kültür ve din ilişkisini çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alıyor. Farklı ülkelerden akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan özet kitabı, dijital çağda dinî temsil, İslamofobi, sosyal medya, medya etiği gibi güncel meseleleri kapsamlı bildirilerle sunuyor.
Prof. Dr. Hakan Aydın ve Doç. Dr. Metin Eken editörlüğünde yayımlanan bu kitap, medya ve din etkileşimini insan hakları, kültürel kimlik ve etik perspektiflerden inceleyerek önemli bir kaynak oluşturuyor. Dijitalleşen dünyada inanç ve iletişim arasındaki dönüşümleri anlamak isteyen akademisyenler ve araştırmacılar için zengin bir başvuru eseridir.
Dijital Çağda Sosyoloji – Mehmet Büküm
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, insanlık tarihinin daha önce şahit olmadığı hızda ve derinlikte bir toplumsal dönüşüme sahne oluyor. Editörlüğünü Mehmet Büküm’ün üstlendiği Dijital Çağda Sosyoloji, bu süreci sadece teknolojik bir değişim olarak değil; varoluşumuzu, inançlarımızı, aile yapımızı ve toplumsal ilişkilerimizi yeniden tanımlayan büyük bir kırılma olarak ele alıyor. Kolektif bir akademik çabanın ürünü olan bu eser, dijitalleşmenin hayatımızın farklı katmanlarında bıraktığı izleri sürerek okuyucuya modern dünyayı anlamlandırma noktasında güçlü bir perspektif sunuyor.
Eser, dijitalleşmenin geleneksel dini ve toplumsal yapıları yok etmediği, aksine onları yeni diller ve meşruiyet zeminleri üzerinden dönüştürdüğü tezi üzerine kuruludur. Weber ve Bourdieu gibi kuramsal yaklaşımları; sekülerleşme, dijital gözetim ve hatta "manifest" ya da "melek sayıları" gibi postmodern inanç biçimleriyle harmanlayan çalışma, güncel saha bulgularıyla zenginleştirilmiştir. Dijital çağın belirsizlikleri ve imkânları arasında yön arayan akademisyenler, öğrenciler ve meraklı okurlar için bir yol haritası niteliği taşıyan bu kitap, sosyoloji literatürüne güncel ve kapsamlı bir bakış açısı kazandırıyor.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
İbn Nüceym’in Fıkıhçılığı (Sefa Atik )
İbn Şâhin Ve Fezâilü Fâtıma – Ferhat KOÇYİĞİT
Ferhat Koçyiğit’in kaleme aldığı İbn Şahin ve Fezâilü Fâtıma, İslam literatüründe "Fezailü's-sahâbe" olarak bilinen ve sahabenin üstün vasıflarını savunmak amacıyla oluşturulan geleneğin önemli bir örneğine ışık tutuyor. Eser, hicri 4. yüzyılın önemli hadis âlimlerinden İbn Şahin’in (ö. 385/996), Hz. Fâtıma’nın faziletlerini konu edinen risalesini merkeze alıyor. Kitap, sahabe aleyhtarı siyasi ve itikadi akımlara bir cevap niteliği taşıyan bu tür eserlerin, dönemin ilmi atmosferinde nasıl bir koruma kalkanı oluşturduğunu ve sahabe müdafaasının tarihsel zeminini gözler önüne seriyor.
Çalışma, sadece tarihi bir metni gün yüzüne çıkarmakla kalmıyor; aynı zamanda Sünni ve Şii kaynaklar üzerinden titiz bir mukayeseli inceleme sunuyor. Koçyiğit, rivayetleri ele alırken bağlamsal farklılıkları, zaman-mekân olgusunu ve metinlerdeki lafzi değişimleri detaylı bir şekilde analiz ediyor. Hem İslam tarihi araştırmacıları hem de hadis ilmiyle ilgilenen okurlar için kaynak niteliğindeki bu eser, Hz. Fâtıma’nın İslam tarihindeki yerini ve ona atfedilen faziletlerin mezhepler arası algılanış biçimlerini anlamak isteyenler için derinlikli bir perspektif vadediyor.
Irak Havzasında Teşekkül Eden – Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır) (Hasan AKCAN)
“Irak Havzasında Teşekkül Eden Basra ve Kûfe Tefsir Ekolleri (Hicrî I. Asır)”, erken dönem İslam ilim geleneğinin şekillenmesinde kritik rol oynayan iki büyük merkez olan Basra ve Kûfe’nin tefsir anlayışlarını derinlemesine inceleyen özgün bir çalışmadır. Dr. Hasan Akcan’ın titizlikle hazırladığı bu eser, hicrî birinci asırdaki ilmî atmosferi, bölgesel farklılıkları ve bu ekollerin Kur’an’ı yorumlama yöntemlerini kaynaklara dayalı bir bakışla ele alır. Okur, tefsir ilminin temellerine inerek Basra’nın dil merkezli yaklaşımı ile Kûfe’nin rivayet odaklı çizgisi arasındaki zengin farklılıkları berrak bir dille keşfeder.
Eser aynı zamanda Prof. Dr. Mahmut Öztürk’ün editörlüğünde akademik bir sağlamlık kazanarak, hem araştırmacılar hem de ilahiyat alanına ilgi duyan okuyucular için değerli bir başvuru kaynağı hâline gelmiştir. Tarihsel bağlamı, metodolojik ayrıntıları ve ekoller arası ilişkiyi anlaşılır bir üslupla sunan kitap, tefsir geleneğinin ilk adımlarını anlamak isteyen herkese kapsamlı ve güvenilir bir perspektif sunuyor.
Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şafiî (ö. 13341916) Tahkik ve Çeviri Dr. Hasan AKCAN
“et-Tuhfetü’l-Marziyye Fetvâ fî Cevâzi Tefsîri’l-Kur’ân bi’l-A‘cemiyye”, Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şâfiî’nin, Kur’an’ın Arapça dışındaki dillere tefsir edilip edilemeyeceğine dair kaleme aldığı nadide bir risaledir. Dr. Hasan Akcan’ın titiz tahkik ve çevirisiyle yeniden ilim dünyasına kazandırılan bu eser, tercüme–tefsir ayrımını Şâfiî geleneği çerçevesinde berrak bir şekilde ortaya koyarak, Kur’an’ın lafzının kutsiyeti ile manasının evrenselliği arasında kurulan dengeyi güçlü delillerle temellendirir. Risalenin özellikle Arapça bilmeyen Müslümanlara doğru bir dinî yaklaşım sunmak üzere yazılmış olması, eseri hem ilmî hem de pratik bir kaynak hâline getirmektedir.
Bu çalışma, yalnızca metnin tahkikini sunmakla kalmaz; aynı zamanda müellifin ilmî çevresi, eserin tarihsel bağlamı ve dönemin önde gelen âlimlerinin takrizleriyle zenginleştirilmiş bir perspektif sunar. Harekeli Arapça metin, açıklayıcı dipnotlar ve aslına sadık çeviri sayesinde eser, hem araştırmacılar hem de ilahiyat öğrencileri için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliğine kavuşmuştur. Kur’an’ın farklı dillere aktarımı konusunda klasik geleneğin ölçülerini anlamak isteyen herkes için bu risale, hem metodolojik bir rehber hem de tarihî bir köprü niteliğindedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.