Çinliler İblisleri Neden Kızıl Saçlı Tasvir Eder?
₺0,00
Grigoriy Efimoviç Grum-Grjimaylo’nun bu eseri, Çin sanatında iblislerin neden alışılmadık bir biçimde kızıl saçlı ve mavi gözlü tasvir edildiği sorusundan yola çıkarak hazırlanmış kapsamlı bir tarihi-etnografik araştırmadır. Yazar, Gansu eyaletindeki bir tapınakta gördüğü fresklerdeki bu “yabancı” imgesinin izini sürerek, bu tasvirlerin kökenini Çin’in en eski yerleşimcilerinden biri olan Di halkına dayandırır.
Kitapta öne çıkan temel bulgular ve değerlendirmeler şunlardır:
-
Di Halkının Kimliği ve Fiziksel Özellikleri: Grum-Grjimaylo, Di halkını açık tenli, kızıl veya sarı saçlı, mavi gözlü, uzun boylu ve atletik yapılı bir topluluk olarak tanımlar. Bu halkın büyük bir kısmının antropolojik açıdan Avrupa tipine (Kafkasoid) yakın olduğu belirtilir.
-
Tarihsel Süreç ve Göçler: Sarı Nehir havzasında yaşayan Diler, Çinliler ve Qiang kabileleriyle yaptıkları mücadeleler sonucunda mağlup olmuş; bir kısmı Gobi Çölü’nün kuzeyine (Sibirya’ya), bir kısmı ise Güney Çin’e (Sichuan ve Yunnan) göç etmiştir. Kuzeyde bu grupların Mançu, Türk ve Fin topluluklarıyla kaynaşarak Wuhuan, Toba, Uygur ve Kırgız gibi halkların oluşumuna katıldığı ileri sürülür.
-
Kültürel Miras ve Ata Kültü (Gui): Di kabilelerinin geliştirdiği “Atalar Kültü” (Gui), zamanla Çin kültürünü ve dini düşünce sistemlerini (Konfüçyüsçülük, Taoizm) etkilemiştir. Yazarın tezine göre, ataların ruhlarını temsil eden imgeler, “kızıl saçlı” atalara dair tarihsel anıların bir yansımasıdır; ancak bu figürler zamanla Çin sanatında kötü ruhlar veya iblisler olarak tasvir edilmeye başlanmıştır.
-
Hanedanlık Bağlantıları: M.Ö. XII. yüzyılda iktidara gelen Zhou Hanedanı‘nın, Çinli unsurlar ile Di kökenli toplulukların bir karışımı olduğu ve Di kültürel mirasını Çin medeniyetinin derinliklerine taşıdığı savunulur.
-
Antropolojik Karşılaştırmalar: Yazar, Di halkının karakterini ve geleneklerini günümüzdeki Tunguzlar, Soyotlar, Yenisey halkları ve Güney Çin’deki çeşitli kabilelerle (Miao-Lolo, Moso vb.) kıyaslayarak fiziksel özelliklerin ve kültürel pratiklerin (metal işçiliği, savaş teknikleri, danslar) izini sürer.
Eser, XIX. yüzyılın sonundaki bilimsel tartışmaları ve Rus doğubilim okulunun yöntemlerini yansıtan, tarih, etnografi, dilbilim ve sanat tarihini birleştiren disiplinlerarası bir çalışma niteliğindedir.
PTT Kargo, Türkiye’nin dört bir yanına hızlı ve güvenli teslimat hizmeti sunarak Kimlik Yayınevi kitaplarının ve diğer gönderilerinizin her zaman emin ellerde olmasını sağlar. Gelişmiş lojistik ağı, modern araç filosu ve deneyimli personeli sayesinde kitaplarınız en kısa sürede belirtilen adrese ulaştırılır. Paketinizin her aşaması özenle takip edilir, güvenlik standartlarına uygun şekilde taşınır ve hasarsız teslim edilir.
Ayrıca online kredi kartı ile ödeme imkânı sayesinde Kimlik Yayınevi siparişleriniz tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşir. PTT Kargo’nun güvenilir altyapısı, kişisel ve finansal bilgilerinizin korunmasını garanti eder. Böylece kitaplarınız kapıdan kapıya taşınırken hem zaman kazanır hem de ödemenizi kolayca, risksiz şekilde tamamlarsınız.
İlgili ürünler
Ahilik ve Ahlak – Ramazan Adıbelli
📘 Ahilik ve Ahlak
Ramazan Adıbelli’nin kaleme aldığı bu eser, Anadolu’nun köklü esnaf teşkilatı olan Ahilik geleneğini ahlak boyutuyla ele alıyor. Ahilik kurumunun toplumsal düzen, dayanışma ve mesleki etik anlayışı üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde inceleniyor.
Geçmişten günümüze uzanan bu değerli miras, günümüz insanına yol gösterici olacak ahlaki ilkeler sunuyor. Hem tarih meraklılarına hem de etik kavramı üzerine düşünen herkese hitap eden bu e-kitap, Kimlik Yayınları web sitesinden ücretsiz indirilebilir.
Dilde Kıyas (Başra ve Kûfe Orneği)
"İslamî ilimlerde merkezi bir konumu olan Arapça nahivde “kıyas”ın (asıl/makîsün aleyh, fer‘, illet ve hüküm) tanımı, tarihî serüveni ve türleri bu kitapta sistemli biçimde ele alınıyor. Eser, Sîbeveyhi ve Halîl b. Ahmed’den itibaren gramerin kurulmasında semâʿ ile birlikte kıyasın belirleyici rolünü ortaya koyarken; isti‘mâlî ve nahvî kıyasın kapsamını, illet–şebeh–tard gibi alt türleri ve yöntemin dayandığı klasik kaynakları derli toplu sunuyor. Amaç; Basra ve Kûfe dil ekollerinin neden farklı hükümlere vardığını, özellikle de “makîsun aleyh” seçimi ve illet tespitindeki yaklaşım farklarını tarihî ve metodik bağlamlarıyla görünür kılmak.
İkinci bölümde kıyasın somut gramer başlıklarına nasıl yansıdığı gösteriliyor: âmillerin belirlenmesi, cümlede takdîm–te’hîr, i‘râb; kelime türleri, mu‘rab–mebnî ayrımı, ma‘rife–nekre; bazı fiillerin gayr-i mutasarrıf oluşu ve munsarif/gayr-i munsarif meseleleri… Bulgular, her iki ekolde de kıyasın vazgeçilmez bir yöntem olduğunu; kimi yerlerde semâʿa hatta tercih edildiğini; Basralıların semâʿ konusunda daha titiz davranıp Kûfelilerin özellikle isti‘mâlî kıyası daha geniş kullandığını; buna karşılık nahvî kıyasın iki ekol için de ortak omurga oluşturduğunu ortaya koyuyor. Böylece eser, Basra–Kûfe ayrışmasının kalbinde kıyasın bulunduğunu gösteren derli toplu bir başvuru niteliği kazanıyor.
Eğitsel Oyunlarla Değer Öğretimi (Dr. Arkın ÖZKAN)
“Eğitsel Oyunlarla Değer Öğretimi”, çocukların doğal öğrenme aracı olan oyunu ahlaki ve karakter gelişimiyle buluşturan özgün bir çalışmadır. Kitap, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) derslerindeki kök değerlerin — saygı, sevgi, adalet, sabır, sorumluluk, yardımseverlik gibi temel kazanımların — eğitsel oyunlar aracılığıyla nasıl daha etkili, eğlenceli ve kalıcı şekilde öğrencilere aktarılabileceğini bilimsel verilerle ortaya koymaktadır. Oyun temelli öğrenmenin öğrencilerin başarı ve tutumlarını nasıl geliştirdiğini deneysel yöntemle inceleyen bu eser; merak uyandıran, aktif katılım sağlayan, öğrenmeyi sevdiren yapısıyla öğretmenlere güçlü bir pedagojik model sunmaktadır.
EĞİTSEL OYUNLARLA DEĞER ÖĞRETİM…
Bu kitap, hem teorik hem uygulamalı yönüyle değer öğretimine yenilikçi bir bakış getirirken, sınıf içinde kolaylıkla uygulanabilecek eğitsel oyun örnekleriyle öğretmenlere pratik bir rehber niteliği taşır. Çalışmanın bulguları, oyunun çocuklarda kalıcı öğrenme, olumlu tutum geliştirme ve değerleri içselleştirme üzerindeki önemli etkisini açıkça göstermektedir. Değer eğitimini canlı, eğlenceli ve etkili hale getirmek isteyen tüm eğitimciler için zengin içerikli, bilimsel temelli ve ilham verici bir kaynaktır.
Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri
📖 Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri
Günümüz dünyasında karşılaşılan dini meselelerin akademik bir titizlikle ele alındığı bu eser, farklı alanlardan uzmanların katkılarıyla hazırlandı. İslam düşüncesinin temel kaynaklarına sadık kalarak modern sorunlara çözüm yolları sunmayı amaçlıyor.
Prof. Dr. Mehmet Dirik, Doç. Dr. Coşkun Baba ve Doç. Dr. Mehmet Büküm’ün editörlüğünde hazırlanan kitap, hem akademisyenlere hem de konuya ilgi duyan okuyuculara rehber niteliğinde bir kaynak sunuyor. Çeşitli güncel problemler hakkında düşünmek ve çözüm üretmek isteyenler için zengin bir başvuru eseridir.
Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri (TASAVVUF)
📗 Güncel Dini Meseleler ve Çözüm Önerileri (Tasavvuf)
Prof. Dr. Hamide Ulupınar editörlüğünde hazırlanan bu eser, tasavvufun günümüz dini meselelerine nasıl ışık tuttuğunu akademik bir perspektifle ele alıyor. Modern çağda insanın manevi arayışlarına tasavvufi öğretiler ışığında çözümler sunmayı hedefliyor.
Tasavvufun temel kavramları, güncel sorunlar ve toplumsal dönüşümler bağlamında yorumlanarak okuyucuya geniş bir bakış açısı kazandırıyor. Hem akademik dünyaya hem de tasavvufa ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden bu e-kitap, Kimlik Yayınları web sitesinden ücretsiz olarak temin edilebilir.
İbn Cemâ‘a’nın Ğurerü’t-Tibyân Li-Mübhemâti’l-Kur’ân Adlı Eseri
Tablo ve kaynaklarıyla bu çalışma, Memlûkler döneminin parlak ilmî atmosferinde yetişen Şeyhü’l-İslâm Bedreddin İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân li-Mübhemâti’l-Kurʾân” adlı eserini merkeze alır; ayrıca müellifin yaşadığı dönemin siyasî-içtimaî şartlarını, hayatını ve eserlerini de ele alır. Kahire ve Dımaşk’ın dönemin güvenli ve üretken ilim merkezleri oluşu özellikle vurgulanır. Eserin hedefleri; İbn Cemâ‘a’nın hayatını, dönemini, teliflerini ve Mübhemâtü’l-Kur’ân ilmine katkılarını ortaya koymaktır. Kitap bir giriş ve üç ana bölümden oluşur: girişte yöntem ve dönem çerçevesi; birinci bölümde biyografi ve eserler; devamında Mübhemâtü’l-Kur’ân’ın kavramsal zemini ile “Ğurerü’t-Tibyân”ın sûre sûre çözümlemeleri yer alır. Çalışma, Kur’ân’daki “mübhem” (isim ve unsurları kapalı/üstü kapalı bırakılan) ifadelerin nasıl yorumlandığını gösterirken ana kaynakların Kur’ân, sahâbe-tâbiîn nakilleri ve sınırlı ölçüde İsrâilî rivayetler olduğunu belirtir. İbn Cemâ‘a’nın “Ğurerü’t-Tibyân”ı, Ebü’l-Kâsım es-Süheylî’nin “et-Taʿrîf ve’l-İʿlâm”ı ile İbn Asker el-Gassânî’nin “el-İkmâl ve’l-İtmâm”ını birleştirerek kaleme aldığı; bu çizginin daha sonra Süyûtî’nin “Müfhemâtü’l-Akrân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ına da zemin hazırladığı aktarılır. Müfessirin önce “et-Tibyân fî Mübhemâti’l-Kurʾân”ı yazıp bunu ihtisar ederek iki kısımlı “Ğurerü’t-Tibyân”ı oluşturduğu; eserin kısa bir önsöz ve mübhem kavramların açıklandığı ana bölümden meydana geldiği belirtilir. Ayrıca, hangi âyetlerin “mübhem” sayılacağı konusunda müfessirler arasında farklılık olabileceği vurgulanır.
Klasik Dönem Metafizik İlmine Giriş
📕 Klasik Dönem Metafizik İlmine Giriş
Yasin Bostan tarafından kaleme alınan bu eser, İslam düşünce geleneğinde metafiziğin temel kavramlarını ve tartışmalarını ele alıyor. Klasik döneme ait metinler ışığında metafizik ilminin gelişimini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı bir başlangıç sunuyor.
Mantık, varlık ve bilgi anlayışı gibi temel meseleler, sade bir üslupla işlenerek hem öğrenciler hem de felsefe meraklıları için anlaşılır hale getiriliyor. Bu e-kitap, metafizik düşüncenin kökenlerine inmek isteyen herkes için değerli bir kaynak niteliğindedir.
Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şafiî (ö. 13341916) Tahkik ve Çeviri Dr. Hasan AKCAN
“et-Tuhfetü’l-Marziyye Fetvâ fî Cevâzi Tefsîri’l-Kur’ân bi’l-A‘cemiyye”, Şeyh Abdülhamîd b. Muhammed b. Ali Kuds el-Hatîb eş-Şâfiî’nin, Kur’an’ın Arapça dışındaki dillere tefsir edilip edilemeyeceğine dair kaleme aldığı nadide bir risaledir. Dr. Hasan Akcan’ın titiz tahkik ve çevirisiyle yeniden ilim dünyasına kazandırılan bu eser, tercüme–tefsir ayrımını Şâfiî geleneği çerçevesinde berrak bir şekilde ortaya koyarak, Kur’an’ın lafzının kutsiyeti ile manasının evrenselliği arasında kurulan dengeyi güçlü delillerle temellendirir. Risalenin özellikle Arapça bilmeyen Müslümanlara doğru bir dinî yaklaşım sunmak üzere yazılmış olması, eseri hem ilmî hem de pratik bir kaynak hâline getirmektedir.
Bu çalışma, yalnızca metnin tahkikini sunmakla kalmaz; aynı zamanda müellifin ilmî çevresi, eserin tarihsel bağlamı ve dönemin önde gelen âlimlerinin takrizleriyle zenginleştirilmiş bir perspektif sunar. Harekeli Arapça metin, açıklayıcı dipnotlar ve aslına sadık çeviri sayesinde eser, hem araştırmacılar hem de ilahiyat öğrencileri için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliğine kavuşmuştur. Kur’an’ın farklı dillere aktarımı konusunda klasik geleneğin ölçülerini anlamak isteyen herkes için bu risale, hem metodolojik bir rehber hem de tarihî bir köprü niteliğindedir.











Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.